GoTxt · German · Anna

Anna Blog Memler neden ölür? Türkçe’den Almanca’ya yapılan çeviri faciaları

Anna

Memler neden ölür? Türkçe’den Almanca’ya yapılan çeviri faciaları

Alman arkadaşınıza Türkçe bir espriyi birebir çevirip yüzüne bakmasına hazır olun! İşte dilden dile geçerken komedinin nasıl katledildiği ve doğru çevirinin püf noktaları.

Dersin başında size bir sır vereyim: Ben Anna, Almanca öğretmeniniz. Yıllardır öğrencilerimin en çok yaptığı hatayı gördüm: Bir Türk esprisini birebir Almanca’ya çevirip karşılarındaki Alman’ın donuk bakışlarıyla karşılaşmak. “Nasıl yani, bu çok komikti?” diye sorarlar. Çünkü sevgili öğrencilerim, Der Witz geht verloren (espri kaybolur) — hem de tam anlamıyla. Bir mizahı kelime kelime taşımak, bir kelebeği iğneyle koleksiyon kutusuna sabitlemek gibidir: Formu durur ama canı çıkar. Bugün size die wörtliche Übersetzung (birebir çeviri) denen bu komedi katiliyle nasıl başa çıkacağınızı göstereceğim. Hazır mısınız? Çünkü Alman arkadaşınızın yüz ifadesi, sizin çeviri stratejinize bağlı.

Memler neden ölür? Türkçe’den Almanca’ya yapılan çeviri faciaları — illustration | GoTxt.ai

“Bir eli yağda, bir eli balda” — Almanca’da ne anlama gelir?

Türkçe’de “çok rahat, hiçbir sıkıntısı yok” demek için söylediğimiz bu deyimi düşünün. Şimdi bunu Almanca’ya çevirin: Eine Hand in Butter, eine Hand in Honig. Kulağa nasıl geliyor? Bir Alman için bu, birinin iki farklı kaba uzanıp kahvaltı hazırladığı görüntüsünden başka bir şey değil. Komik mi? Hayır, sadece garip. Çünkü Almanlar bunun yerine Er sitzt wie eine Made im Speck derler — yani “pastırmanın içinde kurt gibi oturuyor”. Görüyor musunuz? Aynı durum, ama Almanca’nın kendi kültürel imgesi var. Birebir çeviri yaptığınızda, o imgeyi değil, sadece kelimeleri taşırsınız. Espriyi kurtarmak için deyimin karşılığını bilmeniz gerekir: sich wie eine Made im Speck fühlen ifadesini öğrenin, kullanın, izleyin — kahkaha garantili.

Alman mizahı gerçekten var mı? (Evet, ama farklı!)

Türk arkadaşlarınızla güldüğünüz bir şaka düşünün: “Benim için hava hoş, ben Anadolu’da büyüdüm.” Bu espriyi Almanca’ya çevirirseniz, Mir ist das Wurst demek zorundasınız. Ama dikkat! Burada bir tuzak var: Mir ist das Wurst aslında “umurumda değil” demek, ama kelime kelime çevirirseniz “bana sosis” gibi saçma bir anlam çıkar. Almanlar bu ifadeyi kullanırken asla sosis düşünmezler; ama siz bunu birebir çevirip “Bana sosis” derseniz, karşınızdaki kişi ya güler ya da sizi ciddiye almaz. İşte bu yüzden, mizahı çevirirken sadece kelimeleri değil, den Ton (tonu) ve den Kontext (bağlamı) da taşımalısınız. Alman mizahı daha kuru, daha ironik ve genellikle kelime oyunlarına dayanır. Bu yüzden Türkçe’deki abartılı esprileri Almanca’ya taşırken, onları biraz “soğutmanız” gerekir.

Meme’lerin dili: “Kedi gibi üstüne atlamak”

Sosyal medyada dolaşan bir mem var: Bir kedi, masadaki yemeğe atlıyor ve alt yazıda “Kedi gibi üstüne atladı” yazıyor. Bunu Almanca’ya Er sprang wie eine Katze darauf diye çevirirseniz, Alman takipçileriniz sadece bir kedinin yemek yediğini görür — espri mi? Hayır. Ama Almanca’da Er ist wie eine Katze um den heißen Brei geschlichen (kedi gibi sıcak lapanın etrafında dolanmak) diye bir deyim var. Bu, bir işi yapmaktan kaçınmak anlamına gelir. Meme’in ruhunu yakalamak istiyorsanız, bu deyimi kullanmalısınız. İşte bu yüzden, bir memeyi çevirirken önce sorun: Bu görselin altına Almanca’da ne yazılmalı ki aynı kahkahayı alsın? Bazen ein Bild sagt mehr als tausend Worte (bir resim bin kelimeye bedeldir) derler, ama yanlış çeviriyle o resim bile susar.

Der Witz geht verloren
Mir ist das Wurst

Espriyi kurtarmanın 3 altın kuralı

Yorumlar

Makale tartışması: öğrenci yorumları ve GoTxt öğretmen yanıtları

Duygularınızı ve yorumlarınızı bekliyorum — coşku, tartışma, hatta hate hoş gelir. Aşağıya yazın 👇

0 Yorumlar 0 öğretmen yanıtı
Yorumlar 0