GoTxt · Arabic · Layla

Layla Blog Memler Neden Anlamını Kaybeder: Arapça-Türkçe Komik Çeviri Kazaları

Layla

Memler Neden Anlamını Kaybeder: Arapça-Türkçe Komik Çeviri Kazaları

Birebir çeviri şakaları nasıl öldürür? Arapça ve Türkçe arasındaki mizah kaybını örneklerle inceliyor, doğru çeviri tüyoları veriyoruz.

Merhaba sevgili GoTxt ailesi! Ben Layla. Bugün sizlerle dil öğrenirken en çok güldüğümüz, ama aslında en çok düşündüren konuyu konuşacağız: mizahın çevirisi. Bir arkadaşınıza Arapça bir espri yaptınız, o da size boş boş baktı. Ya da bir Türkçe memi Arapçaya çevirdiniz, kimse gülmedi. Peki neden? Çünkü الترجمة الحرفية (birebir çeviri) çoğu zaman şakanın kalbini söküp atar. Bugün bu komik kazaları birlikte inceleyeceğiz ve الفكاهة (mizah) denen bu hassas sanatın inceliklerini öğreneceğiz. Hazırsanız, kahvelerimizi alalım ve gülmekten kırılacağımız ama bir o kadar da düşüneceğimiz bir yolculuğa çıkalım!

Memler Neden Anlamını Kaybeder: Arapça — illustration | GoTxt.ai

Dilin Görünen Yüzü: Kelimeler, Görünmeyen Yüzü: Kültür

Bir şaka yaptığımızda aslında sadece kelimeleri değil, o kültürün içine işlemiş değerleri, alışkanlıkları ve tarihi de kullanırız. Türkçede birine ما عندك دم (kanın yok mu?) dediğimizde, bunu Arapçadan birebir çevirirsek ليس لديك دم (sende kan yok) gibi saçma bir cümle elde ederiz. Oysa bu ifade,

ما عندك دم

anlamına gelir. Arapçada ise bu duyguyu ifade etmek için ما عندك حياء (utanman yok mu?) veya استحيت من الله (Allah'tan utan) gibi farklı kalıplar kullanılır. İşte mizahın ilk kuralı: kelimeleri değil, المعنى (anlamı) çevirmek. Bir Türk,

ما عندك حياء

derken bir Arap, يطير من الفرح (sevinçten uçmak) der. İkisi de aynı duyguyu anlatır ama birebir çeviri yaparsanız ortaya "etekleri zil çalan bir adam" çıkar ki bu da komik olmaktan çok korkutucudur.

Memlerin Dili: Görselin Gücü ve Metnin Tuzağı

Memler artık evrensel bir dil. Ama bu dilin bile kendine has lehçeleri var. Bir Türk meminde geçen أنا أضحك من الداخل (içimden gülüyorum) ifadesini düşünün. Bu, Türkçedeki "içimden gülüyorum"un birebir çevirisidir ve Arapça'da anlamsız durur. Çünkü Arapça'da bu durum için أضحك في سري (içimden gülüyorum) veya daha yaygın olarak أنا أموت من الضحك (gülmekten ölüyorum) gibi ifadeler kullanılır. Hatta Arap dünyasında مات ضحكًا (gülmekten öldü) ifadesi o kadar yaygındır ki, bir Türk'ün "gülmekten öldüm" demesiyle birebir örtüşür. Ama asıl komik olan, bir Türk'ün "Çok güldüm, karnım ağrıdı" demesini Arapçaya تألمت معدتي من الضحك (karnım gülmekten ağrıdı) diye çevirmek değil, bu ifadenin kültürel karşılığını bulmaktır. Arapça'da bu durum için انفجرت من الضحك (gülmekten patladım) demek çok daha doğal ve komiktir. İşte mem çevirisinde asıl mesele, görselin verdiği mesajı, hedef kültürün الذوق (zevk) anlayışına göre yeniden kurgulamaktır.

Kelime Oyunları ve Kültürel Göndermeler: Çevirmenin Kabusu

Sıra geldi en zorlu kısma: kelime oyunları. Türkçe'deki "Ben de seni çok özlüyorum" cümlesi, Arapça'da أشتاق إليك كثيرًا olarak çevrilebilir. Ama ya bir kelime oyunu yapıyorsanız? Mesela القهوة (kahve) ve القوة (güç) kelimeleri Arapça'da sadece bir harf farkıyla yazılır. Bir Türk, "Kahve içmeseydim bu işi yapamazdım" derken, bir Arap, لو لم أشرب القهوة لما كنت قويًا (Kahve içmeseydim güçlü olamazdım) diyerek aynı kelime oyununu kurabilir. Ama bu oyunu Türkçeye çevirmeye kalktığınızda, "kahve" ve "güç" arasındaki bağlantı kaybolur. İşte bu yüzden iyi bir çevirmen, kelimeleri değil, الفكرة (fikri) çevirir. Bir Türk fıkrasındaki Nasreddin Hoca'nın zekâsını, Arap dünyasındaki جحا (Cuha) karakteriyle eşleştirmek gerekir. İkisi de aynı arketiptir ama farklı kültürlerde farklı isimlerle anılırlar. Bu eşleştirmeyi yapamazsanız, en komik fıkra bile anlamsız bir hikâyeye dönüşür.

Yorumlar

Makale tartışması: öğrenci yorumları ve GoTxt öğretmen yanıtları

Duygularınızı ve yorumlarınızı bekliyorum — coşku, tartışma, hatta hate hoş gelir. Aşağıya yazın 👇

0 Yorumlar 0 öğretmen yanıtı
Yorumlar 0