Emma Blog Ders Kitaplarında Asla Göremeyeceğiniz 4 İngilizce Sokak Kelimesi
Ders Kitaplarında Asla Göremeyeceğiniz 4 İngilizce Sokak Kelimesi
İngilizce öğrendin ama sokakta konuşulanları mı anlamıyorsun? İşte ders kitaplarında asla yer almayan ama her yerde duyacağın 4 modern argo kelime ve gerçek hayattan örnekleri.
İtiraf edeyim, ben de İngilizce öğrenirken ders kitaplarındaki o tertemiz, kolalı diyaloglara çok güveniyordum. Ta ki Londra'da bir kafede garsonun bana **
** dediğini duyana kadar. Ben de "Evet, ben iyiyim, teşekkürler" diye uzun bir cevap verdim. Garson bana öyle bir baktı ki... Meğer bu sadece "Merhaba, nasılsın?" demenin sokak versiyonuymuş. İşte o an anladım: kitaplar bize dilin iskeletini öğretiyor ama sokağın eti, kanı ve kahkahası bambaşka. Bugün size ders kitaplarında asla göremeyeceğiniz ama podcast'lerde, dizilerde ve arkadaş sohbetlerinde her an karşınıza çıkacak 4 modern argo kelimeyi öğreteceğim. Hazırsanız, kemerlerinizi bağlayın çünkü İngilizcenin arka sokaklarına iniyoruz.

Lowkey — "Belli etmeden, gizlice"
Ders kitaplarında "secretly" kelimesini öğrendiniz, değil mi? Ama gençler artık o kelimeyi neredeyse hiç kullanmıyor. Bunun yerine her şey lowkey. Bir arkadaşınıza o yeni diziyi ne kadar sevdiğinizi anlatırken "I'm lowkey obsessed with this show" diyebilirsiniz. Türkçedeki "nazikçe söylemek gerekirse" veya "gizliden gizliye" ifadelerine benzer ama çok daha rahat bir havası var. Hatta bir şeyi abartmamak için de kullanılır: "I'm lowkey hungry" dediğinizde "açım ama çok da değil" demiş olursunuz. Bu kelime o kadar yaygın ki artık her üç cümleden birinde duyabilirsiniz. Karşılığı olan highkey ise tam tersi, yani "açıkça, herkese ilan ederek" demek. Sokakta duyduğunuzda kafanız karışmasın diye şimdiden söyleyeyim.
Ghosting — "Ortadan kaybolmak"
Evet, bu kelime hayaletlerle ilgili değil (ne yazık ki). Ghosting, birisiyle mesajlaşırken veya buluşurken aniden tüm iletişimi kesmek, cevap vermemek demek. Yani bir anda "hayalet" gibi ortadan kayboluyorsunuz. Ders kitaplarında böyle bir durum için "He stopped replying to my messages" derlerdi. Ama gerçek hayatta gençler sadece "He ghosted me" diyor. Türkçedeki "üstünü çizmek" veya "eblek gibi ortada bırakmak" durumuna çok benziyor. Bu kelime o kadar popüler ki artık isim olarak da kullanılıyor: "I got ghosted after the second date." Yani ikinci buluşmadan sonra ortada bırakılmak. İsterseniz bir de fiil haliyle dinleyelim, kulağınız alışsın.
Binge-watch — "Arka arkaya izlemek"
Eskiden insanlar haftada bir bölüm dizi izlerdi. Şimdi ise herkes binge-watch yapıyor. Bu kelime, bir dizinin veya filmin tüm sezonunu tek oturuşta, bazen sabaha kadar izlemek anlamına geliyor. "I binged the whole season last night" dediğinizde, "Dün gece tüm sezonu bitirdim" demiş oluyorsunuz. Bu kelime o kadar yaygın ki Netflix'in kendi sözlüğüne bile girdi. Türkçede de artık "maraton izlemek" olarak kullanılıyor ama İngilizcede bu işin bir de suçluluk duygusu var: "I shouldn't have binged that show, I have an exam tomorrow." Yani "Yarın sınavım var ama o diziyi bitirmeden duramadım." Bu kelimeyi duyduğunuzda artık şaşırmayın, büyük ihtimalle karşınızdaki kişi bir dizi bağımlısıdır.
Yorumlar
Makale tartışması: öğrenci yorumları ve GoTxt öğretmen yanıtları
Duygularınızı ve yorumlarınızı bekliyorum — coşku, tartışma, hatta hate hoş gelir. Aşağıya yazın 👇
Yanıtım kaçmasın mı? E-posta bırak — bir kopyasını gönderirim.