Emma Blog Deyimlerin Katliamı: Bir Şaka İngilizce’ye Çevrilirken Nasıl Ölür?
Deyimlerin Katliamı: Bir Şaka İngilizce’ye Çevrilirken Nasıl Ölür?
İngilizce öğretmeni Emma, mizahın ve deyimlerin birebir çevirisinin neden felaketle sonuçlandığını komik örneklerle anlatıyor. Kahkahanın dilini birlikte keşfedelim!
Merhaba sevgili İngilizce maceracıları! Bugün sınıfa girmeden önce kahvemi yudumlarken eski bir öğrencimin mesajını gördüm. Bana, İngilizce konuşan bir arkadaşına “I am stretching my legs” dediğini ve karşısındakinin neden böyle garip garip baktığını soruyordu. Meğer arkadaşına “bacaklarımı uzatıyorum” demek istemiş, ama İngilizce’de bu ifade “bacaklarını esnetmek” anlamına geliyor ve genellikle egzersiz yaparken kullanılıyor. İşte tam da bu yüzden bugünkü konumuz çok keyifli: literal translation (birebir çeviri) bir şakayı ya da deyimi nasıl öldürür? Hazır olun, çünkü lost in translation (çeviride kaybolmak) kavramını kahkahalarla inceleyeceğiz.

“Bacağımı Çekiyorum” Demek İstememiştim!
İngilizce’de “to pull someone's leg” demek, birisiyle dalga geçmek ya da onu şaka yollu kandırmak anlamına gelir. Ama biz Türkçe’den birebir çeviri yaparsak, karşımızdaki kişi gerçekten bacağını çektiğimizi zannedebilir! Bir arkadaşınıza “I was just pulling your leg!” dediğinizde, aslında “Sadece sana şaka yapıyordum!” demiş oluyorsunuz. Ancak bu ifadeyi bilmeyen biri, size tuhaf tuhaf bakıp “Neden benim bacağımı çekiyorsun ki?” diye sorabilir. Bu yüzden deyimleri öğrenmek, kelime ezberlemekten çok daha önemli. Unutmayın, İngilizce’de bir şey “a piece of cake” (çok kolay) olabilir, ama bu, gerçekten bir pasta parçası yediğiniz anlamına gelmez!
Memeler ve Kültürel Kodlar
İnternet memeleri, kültürel kodların en yoğun olduğu yerlerdir. Mesela Türkçe’deki “Ağzıyla kuş tutsa” deyimini düşünün. Bunu İngilizce’ye “Even if he caught a bird with his mouth” diye çevirirseniz, kimse bir şey anlamaz. İngilizce’de bunun karşılığı genellikle “He could walk on water” (su üzerinde yürüyebilir) şeklindedir. İşte mizahın sırrı burada: Bir şakanın komik olması için, hedef dilin kültürel bağlamına uyarlanması gerekir. Bir Amerikalı’ya “I am pulling your leg” demek komikken, bunu “I am dragging your foot” diye çevirmek sadece kafa karışıklığı yaratır. Bu yüzden bir dili öğrenirken sadece kelimeleri değil, o dilin mizah anlayışını da öğrenmeliyiz.
Peki, Doğrusu Ne?
Şimdi gelelim asıl meseleye: Bir şakayı ya da deyimi doğru çevirmek için ne yapmalıyız? Öncelikle, birebir çeviriden kaçının. Bunun yerine, hedef dilde aynı duyguyu veya durumu karşılayan bir ifade bulmaya çalışın. Örneğin, Türkçe’deki “Etekleri zil çalmak” deyimini İngilizce’de “To be over the moon” (çok mutlu olmak) olarak ifade edebilirsiniz. Bu, kelimesi kelimesine aynı olmasa da, aynı duyguyu aktarır. Ayrıca, şaka yaparken karşınızdaki kişinin kültürel geçmişini de düşünün. Bir İngiliz’e “It's raining cats and dogs” (bardaktan boşanırcasına yağıyor) dediğinizde, bu ifadeyi anlayacaktır, ama bir Türk’e aynı şeyi söylerseniz, “Neden kedi ve köpek yağıyor?” diye düşünebilir. Bu yüzden, mizahı çevirirken “cultural adaptation” (kültürel uyarlama) yapmak şart.
Yorumlar
Makale tartışması: öğrenci yorumları ve GoTxt öğretmen yanıtları
Duygularınızı ve yorumlarınızı bekliyorum — coşku, tartışma, hatta hate hoş gelir. Aşağıya yazın 👇
Yanıtım kaçmasın mı? E-posta bırak — bir kopyasını gönderirim.